26 Eylül 2009 Cumartesi

Yeniay neler getiriyor?

Yeniay neler getiriyor?
Yeniay 18 Eylül’de Başak burcunda gerçekleşti ve çok keskin özellikler taşıyor. Yeniay zamanlarına göre çıkartılan astrolojik haritalar içinde bulunduğumuz konuları yansıtırlar. Her ay yanyana gelen ışıkların (Güneş ve Ay) oluşturdukları açı önemlidir. Bu ay gerçekleşen yeniay bir yandan Satürn’le birleşirken diğer yandan Uranüs’le karşıt açı oluşturuyor. Bu iki gezegen birbirinin keskin karşıtlarıdır. Satürn statükoyu, kurulu düzeni, devleti ve sistemleri anlatan güçtür. Uranüs ise tanrılardan ateşi çalan Prometheus gibidir. Düzene başkaldırır, bireyselleştirir, gerçekleri çıplak hali ile görür ve uyumsuzdur. Tahmin edersiniz ki, düzen ve kaousun karşı karşıya kaldığı zamanlarda büyük gerginlikler ortaya çıkar. Bunu sadece çevremizdeki olaylarda değil, kendi bilincimizde, ruhumuzun tam ortasında hissedebiliriz.

Gerginlik yüklüyüz, tıpkı bir yıldırım şeklinde boşalan elektrik gibi. İçinden geçtiğimiz dönem daha fazla kırılmadan değişimi nasıl gerçekleştirebileceğimiz sorusunu ortaya koyuyor. Satürn eskiyi, yaşlı olanı, gelenekleri ve alışılmış, hiç değişmeyecekmiş gibi görünen kuralları anlatır. Uranüs ise hep geleceğe bakar. Reformlar, yenilikler, ani değişiklikler ve bu yönde yapılan başkaladırılar bu gezegenin en açık ifadeleridir. Uranüs’ün keşfedildiği zamanın Fransız devrimine denk gelmesine şaşmamak gerekir. Şimdi bu iki sert doğalı, taviz vermek istemeyen güç karşı karşıya geldiğinde statüko ile reform yüzleşmek durumundalar. Bu kritik dönemin hayatınıza nasıl yansıdığını görebilmeniz için, karşıtlığın hangi evlerde gerçekleştiğine bakmalısınız. Örneğin yükselen burcu Başak olan kişiler açısından bu karşıtlık, Satürn Başak burcunda olduğu için 1. / 7. evler, bir başka deyişle, ilişkiler, evlilik, anlaşmalar ve ortaklaşa konular üzerinden gerçekleşmekte. Başka bir örnek vermek gerekirse, eğer yükselen burcunuz Yengeç için, söz konusu karşıtlık 3./9. Evlerin eksenine düşmekte. (Başak Yengeç’ten sonra gelen 3. Burçtur) İletişim, eğitim, zihinsel konular, yeni ufuklara açık olmak ve yabancılarla ilişkiler bu değişim gerginliği ile gündeme gelmekte.

Merkür’ün de 29’una kadar geri olduğu bu dönemde daha sabırlı olmaya çalışmalı, acele kararlar vermeye zorlansak bile, daha farklı alternatiflerin de olabileceğini unutmamalıyız. 2010 yılında, Uranüs Koç burcuna geçinceye kadar, sürüncemede kalan durumlar olabilir. Bitişler ve başlangıçlar içindeyiz. Bugünlerde içimizde yeni yeni filizlenen değişim arzusunu köreltmemeli, tam tersine bu yönde adımlarımızı cesaretle atmalıyız. 29 Ekim’de Terazi burcuna ilerleyecek Satürn, ilişkilerimizde objektif olmanın ne kadar gerekli olacağını anlatmakta. Ortaklaşa alanda yeni temeller atacağız ve bir yandan da kendi kişiliğimizi daha orijinal biçimde ortaya koyabileceğiz.